Abstract
Bu çalışmada özelde Türk toplumunun genelde ise insanlığın çirkinlik algısı, bu algılar sonucunda ortaya koyduğu yaptırımlar ve bu yaptırımların fıkralarda işlenişi ortaya koyulmuştur. Toplumun çirkin olarak etiketlediği kişiler genele uymayan, azınlıkta kalan, farklılıklarıyla ön plana çıkan kişilerden oluşmaktadır. Bu kişiler çirkinlikleri nedeniyle farklı yaptırımlara maruz kalmış, dışlanmış, ötekileştirilmiş, işkenceye maruz kalmıştır. Fıkralarda karşımıza çıkan çirkinlerin maruz kaldığı yaptırımsa bir komedi unsuru hâline getirilerek aşağılanmaktır. Toplumun gülüp geçtiği ya da sadece geçmekle kalmayıp diğer insanların da görmesinin sağlandığı bu kişiler, çirkinliğin karikatürleşmesine birer örnek teşkil etmektedir. Çalışmada fıkralarda karşımıza çıkan çirkin kişilerin birer tip hâline gelip nesilden nesle aktarılması incelenmiş ve fıkra türünün ötekileştirmedeki işlevleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak fıkralardaki çirkin tiplerin genellikle ırk, din veya kültür farklılıklarından doğduğu, bu kişilerin anlatılarda aşağılandığı ve çirkinlikleriyle alay edildiği görülmüştür. Çirkinlere yönelik yaptırımların fıkralarda diğer anlatılara göre biraz daha yumuşak kaldığı ve bu yumuşamada fıkraların hem eğitici hem öğretici yönünün etkili olduğu ortaya koyulmuştur.