Abstract
Bu çalışma, vegan ürün ambalajlarının çevirisinde türcülük karşıtı yaklaşımların nasıl görünür kılındığını incelemekte ve çeviriyi ekolojik kriz bağlamında etik ve politik bir müdahale alanı olarak konumlandırmaktadır. Araştırma, Michael Cronin’in ekoçeviri yaklaşımı (2017) ile Kress ve van Leeuwen’in çokmodlu çeviri kuramı (2001) temelinde yapılandırılmış kuramsal bir çerçeve sunmaktadır. İnsanmerkezci bakış açısının ekolojik yıkımla ilişkisi, türcülük karşıtı düşüncelerin güçlenmesine zemin hazırlamış; insan olmayan hayvanların sömürüsünü eleştiren bu yaklaşım (Singer, 1975; Francione, 2000) çalışmanın teorik dayanağını oluşturmuştur. Cronin, çeviriyi yalnızca dillerarası bir aktarım olarak değil, aynı zamanda insanmerkezcilik eleştirisi bağlamında bir eylem alanı olarak değerlendirmekte; çokmodlu çeviri kuramı ise sözel, görsel ve tipografik kaynakların eşzamanlı işleyişiyle ortaya çıkan anlam üretim süreçlerini görünür kılmaktadır. Bu bağlamda, vegan ürün ambalajlarının yalnızca tüketim nesneleri değil, aynı zamanda insanmerkezci bakışı pekiştiren bir ideolojik araç olduğu vurgulanmış ve çevirinin bu konumlanmayı yeniden şekillendirme kapasitesi öne çıkarılmıştır. Çalışmada Arran Stibbe’nin karşı anlatılar (2005) ve Carol J. Adams’ın “kayıp gönderge” (1990) kavramlarına başvurulmuş, bu doğrultuda çevirinin insan olmayan hayvanların çokmodlu metinlerde yeniden görünür kılınmasına olan katkısı tartışılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında Fransız vegan markası La Vie'ye ait bir ürün ambalajının Türkçe çevirileri çokmodlu çeviri perspektifinden çözümlenmiş ve çözümleme türcülük karşıtı bir bakış açısıyla gerçekleştirilen çokmodlu müdahalelerin, insan olmayan hayvanların temsilinin yeniden yapılandırılmasında işlevsel olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular, çevirmenin ekolojik duyarlılığı yüksek içerikleri güçlendirmede aktif bir özne olarak rol alabileceğini göstermektedir.