Abstract
Bu çalışma, modern toplumun bir sonucu olarak ortaya çıkan kimlik kaybı, yabancılaşma ve yalnızlaşma gibi sorunları Roy Andersson filmleri üzerinden incelemektedir. Bu bağlamda, modern toplumun birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkilerini Andersson’un sinematografisi üzerinden değerlendirerek, sanatın yalnızlık ve anlam arayışını yansıtmadaki rolünü göstermek çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın bir diğer hedefi ise, Andersson'un filmleri aracılığıyla modern bireyi kendi gerçekliğiyle yüzleştirmek ve bu durum üzerine eleştirel bir sorgulama yapmaya teşvik etmektir. Roy Andersson’a göre kapitalist modern toplumlarda yalnızlaşan bireyin ölümü gerçekleşmiştir. Buradaki ölüm kavramı bir biyolojik son değil, toplumsal ilişkilerin kopması sonucu bireyin yalnızlaşması ve aidiyet duygusunu yitirmesidir. Nitel yöntemin benimsendiği çalışmanın kapsamı Roy Andersson’un “Yaşayanlar Üçlemesi” olarak adlandırdığı, İkinci Kattan Şarkılar, Siz, Yaşayanlar ve İnsanları Seyreden Güvercin filmleriyle sınırlıdır. Andersson bu üç filmde de bireyin yalnızlığını ve toplumsal yapının çöküşünü absürt bir mizah ile ele alır. Bu çalışmada, Roy Andersson’un sinemasının modern kapitalist toplumun bireyde yarattığı yalnızlık ve yabancılaşmayı, görsel ve anlatısal unsurlar aracılığıyla evrensel bir insanlık deneyimi olarak ortaya koyduğu sonucuna ulaşılmıştır.