Abstract
19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başlarında natüralist sanat geleneğini yıkmaya yönelik, bireysel ifadenin ön planda olduğu ve farklı tekniklerin kullanıldığı modern sanat akımları ortaya çıkmıştır. Özellikle 20. yüzyıl, sanatsal arayışların sürekli olarak devam ettiği, toplumsal değişimlere paralel olarak kendilerine has deneyimleri olan sanatçıların sanatsal pratikleri ve stillerinin sanat akımlarını oluşturduğu parlak bir dönemdir. Maskeler, sanatta modernizm sürecindeki arayışlarda sanatçıların ilham kaynaklarından biri olmuştur. Bazen yapıtlarındaki figürlerin yüzünü maske ifadesinde resimleyen, bazen de maskeyi yapıtlarında doğrudan sanat nesnesi olarak kullanan çok sayıda sanatçı bulunmaktadır. James Ensor gibi geleneksel batı karnaval maskelerinden, çocukluk buluntularından; veya Emil Nolde gibi Asya maskelerinden ilham alarak çalışmalarında maskeyi kullanan sanatçıların yanında; Picasso, Modigliani, Erich Heckel, Henry Moore, Joan Miro, Andre Breton, Jackson Pollock gibi birçok sanatçı, esin kaynağını kendi kültürüne uzak kültürlerde aramış, Afrika, Avustralya kabile sanatlarından ilham alarak, ilkelci dünya görüşünü benimsemişlerdir. Batılı modern sanatçılar, bu tür ilham kaynaklarında zengin bir biçimsel ifade ile birlikte, arayışında oldukları saf ve dolaysız bir yaratma dürtüsü bulmuşlardır. Sanatçılar çoğunlukla, çalıştıkları figürün yüzünü, yerli halkların maskeleri gibi çarpıtarak, yalınlaştırarak resimlemişlerdir. Bu araştırmada maskenin geçmişten günümüze kullanımına değinilerek, modern sanatta yapıtlarındaki figürlerde maske ifadesini ve doğrudan maske imgesini kullanan belli başlı sanatçılar ve eserleri incelenmiştir.