Abstract
Fotoğrafta imge, sinematografik görüntünün taşıdığı anlam, duygusal çağrışım ve yorumlama biçimidir. Fotoğraf ve sinematografi bakış açısı ile yoksulluk temasının iletişim ve sosyolojik açıdan ele alındığı bu çalışmada, “Jacob Riis, Dorothea Lange, Walker Evans, Gordon Parks ve Bill Brandt fotoğraf sanatçılarının fotoğrafları incelenmiştir. İletişim sağlamada ve kültürün aktarımında teknolojik açıdan Sinematografik fotoğraflar olarak seçilen “Bayard Sokağında Kiraya Verilen Odalar, Beş Sentlik Bir Yer, Göçmen Anne, Alabamalı Çiftçinin Karısı, American Gothic ve Maden İşçisinin Akşam Yemeği adlı fotoğrafları çalışmaları araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Araştırma ve incelemeye dayalı ortaya konulan bu çalışmada, araştırma ve çözümleme yöntemleri izlenmiştir. Makalenin amacı ise; teknolojik bir olgu olan fotoğraf ve sinema sanatı gibi görsel sanatların, insanların yaşam biçimlerine ve değerlerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını ortaya koyarak iletişim sağlamadaki etkinliğini tespit etmektir. Bulgu olarak şunu söylemek yerinde olacaktır: Çok hızlı yol kat ederek değişim ve dönüşümlere yol açan teknoloji ve bunun örneklemi olan fotoğrafların görsel anlatısı, yoksulluğun sadece bir döneme özgü olmadığını ve zaman içinde farklı biçimlerde karşımıza çıktığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak; fotoğrafı kendi yaşam biçimimize ve değerlerimize uygun olarak kullanmamız için kontrollü bir irade ve sistemin gerekliliği gerekmektedir. Ayrıca bu fotoğraflar, yoksulluğun insan hayatı üzerindeki etkilerini sinematografik bir dille kaydederek, dönemin toplumsal, ekonomik ve sosyal dinamiklerinin açığa çıkmasını sağlamaktadır.