Abstract
Sanat insan hayatına, olaylara, doğaya dair referans bilgi oluşturup geçmişten geleceğe kolektif bir hafıza oluşturmaktadır. Sanatçının hayal gücü ile esere yansıttıkları zihinlerde imgeleme yol açar. Sanat ürünü izlemek, ürün ile vakit geçirmek insanlar için günlük koşturmada bir nefes olmaktadır. Sanatın terapi amaçlı kullanımı ise farklı bir alandır. Sanat eserinin görünen salt hali ile yorumlanması yerine, ortaya çıkarılan yaratım üzerinden bilinç dışına yolculuk sürecinin dile gelme halidir. Grup ya da bireysel olarak yürütülen sanat terapi kaygı bozukluğu olan danışan profiline de uygulanmaktadır. Günümüzde kaygı belirtileri her yaştan bireyde, özelde ebeveynlerde gözükebilmektedir. Özellikle annelik kaygı düzeyini arttırıcı bir deneyime dönüşebilmektedir. Bu çalışmada kaygı belirtileri gösteren anneye 8 hafta boyunca müzik temelli sanat terapi uygulanmıştır. Çalışma öncesi ve sonrasında sürekli kaygı envanteri doldurtulmuştur. Online olarak yapılan çalışmalar sonucunda annenin kaygı düzeyinde azalma tespit edilmiştir. Sonuç olarak “Covid-19 Pandemi Sürecinde Müzik Temelli Online Sanat Terapi Çalışmasının Kaygı Belirtileri Gösteren Ebeveyn Üzerindeki Etkisi” isimli çalışma annede pozitif bir etki yaratıp, kaygı düzeyini düşürmüştür. Bunun yanında annelikle ilgili tanımlarında farkındalık oluşmuştur. Bu çalışmanın tek bir olgu üzerinden yapılmış olması nedeniyle net bir olumlu sonuca ulaşmaya imkan yoktur. Bu nedenle denek sayılarının arttırılarak, farklı envanterlerin de uygulandığı uzun soluklu atölyelerin planlanması düşünülmelidir.
Keywords
Subject Areas
OpenAlex SDG Match
SDGs auto-classified by OpenAlex (score ≥ 0.4 shown).