Abstract
Turizm, ekonomiler için çok önemli bir gelir kaynağı olmakla birlikte, Dünya’daki en büyük ve en hızlı büyüyen sektörlerin başında gelmektedir (UNWTO, 2013; WTTC, 2021). Turizmdeki bu hızlı gelişme, birçok katkısının yanında, çeşitli olumsuz etkilere de sebep olmaktadır. Turizmden kaynaklanan zararlar, en çok turistlere ev sahibi olarak davranan yerel halkı etkilemektedir. Yerel halk, bölgesindeki turizm yapısını desteklemiyor ve turizmin faydalarını algılamıyorsa, turizmin gelişimine muhalefet olabilir. Bu durum da turizmin gelişiminde engel oluşturur (Gursoy, Jurowski ve Uysal, 2002). Yerel halkın turizme ilişkin olumsuz tutumunun, turizm bölgelerinde gelişim ve sürdürülebilirlik için risk oluşturabileceği anlaşılmıştır (Almeida-Garcia, 2016).Turizmin bölgeye verdiği zararlardaki artış, sürdürülebilirliğin öneminin ve yerel halkın turizmdeki kilit rolünün fark edilmesini sağlamıştır. Bu durum, turizm alanında sürdürülebilirlik ve yerel halkla ilgili araştırmaları hızla arttırmıştır. Sürdürülebilir turizmin gelişiminde yerel halkın öneminin merkeze konmasıyla, yerel halkın tutumunu inceleyen birçok araştırma yapılmıştır (Šegota, Mihalič ve Perdue, 2022). Bu doğrultuda, bu çalışmanın amacı; yerel halkın turizme ilişkin yaklaşımını ve turizmin gelişimi için desteklemesini inceleyen makalelerin, bibliyometrik analizi yapılarak; konunun akademik olarak ne şekilde araştırıldığının ortaya konulması, konunun önemine dikkat çekilmesi ve güncel verilerin sunulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, önce yerel halkın turizmin gelişimindeki önemi açıklanmıştır. Çalışma alanı doğrultusunda; turizm, sürdürülebilirlik, turizm etkisi, algı ve tutum kavramları açıklanarak, araştırılan konununkavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. WoS veri kaynağından yapılan tarama sonrasında, erişilen makalelerin tamamı incelenmiştir. Konuyu spesifik bir alanda kısıtlayan makalelerin, mevcut çalışmanın ana amacından uzaklaştığı belirlenmiştir. Bu durumun yanıltıcı sonuçlara sebep olmaması için, bu makaleler bibliyometrik analize başlanmadan önce kapsam dışı bırakılmıştır. Bu çalışma sonrasında kalan 59 makale; yayınlandığı dergi, yazar, yıl, yazar sayıları, araştırma yöntemleri ve araştırmanın yapıldığı coğrafi konumu çerçevesinde incelenmiştir. Son olarak, elde edilen bulgular değerlendirilerek tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Araştırma kapsamında incelenen çalışmaların çoğunlukla nicel yöntemlerden yararlandığı ve en çok araştırma yapılan kıtanın Asya, ülkenin de Çin olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın, yazın olarak taranan ve bibliyometrik olarak ortaya konulan alan için önemli bir kaynak olacağı düşünülmektedir