Abstract
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin üniversiteye uyum sürecine ilişkin deneyimlerinin incelenmeyi amaçlanan nitel bir araştırmadır. Araştırmaya 59 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin üniversite ortamına uyumunu arttıran üniversite eğitim öncesindeki yaşantıları; kariyer uyumu, eğitim geçmişi, sosyal çevre, sosyal beceriler, deneyime açıklık, ebeveyn etkisi, sosyal faaliyetler, şehri tanıyor olmak ve farklı şehir deneyimine sahip olmaktır. Öğrencilerin üniversite ortamına uyumu arttıran kendisinden kaynaklı faktörler; kişilik özellikleri, sosyal beceriler ve sosyal faaliyetlere katılımdır. Üniversiteden kaynaklı faktörler ise sosyal faaliyetler, fiziksel imkanlar, öğretim üyelerinin kalitesi, eğitim kalitesi, deneyim zenginliği, öğrenci ortamının niteliği ve köklü tarihidir. Bununla birlikte öğrencilerin üniversite ortamına uyumu azaltan üniversite eğitim öncesindeki yaşantıları; aileden ayrılmak, eğitim sistemi, şehir değişikliği, kişilik özellikleri, kariyer uyumsuzluğu, sosyal hayat değişikliği, ulaşım zorluğu, kısıtlı iş olanakları, aileyle yaşamak ve zorbalıktır. Öğrencilerin üniversite ortamına uyumu azaltan kendisinden kaynaklı faktörler; motivasyon eksikliği, akademik başarısızlık, kişilik özellikleri, beklentiler, gelecek kaygısı, sağlık problemleri ve düşük benlik algısıdır. Üniversite ortamına uyumu azaltan üniversiteden kaynaklı faktörler; sistemsel sorunlar, kısıtlı imkanlar, fiziki konum, ders içerikleri ve yemekhane kalitesidir. Öğrenciler uyumsuzlukla başa çıkarken sosyal destek, kişilik özellikleri, problem çözme becerisi, olumlu bakış açısı ve sosyal faaliyetleri gibi kaynaklarını kullanmışlardır. Öğrenciler üniversite eğitiminin kazançlarını kendini geliştirme, sosyal çevre, farklı bakış açıları, bilgi birikimi, sosyal beceri, farklı kültürleri tanıma ve diploma olarak ifade ederken; üniversite eğitiminin kaybettirdiklerini zaman, emek, motivasyon, para, ruh sağlığı, sosyal çevre ve aile bağları olarak ifade etmişlerdir.